M I N D W A V E S
“The connection of your soul..”Arşiv Düşünce Dalgaları
Yalnızlığa alışmalı…
Yalnız doğuyoruz..yalnız öleceğiz..
Aslında hayatımız sanki ömrümüz boyu yalnız
olmamak için tasarlanmış gibi…
bakın etrafınıza..ne kalabalık farkettiniz mi?
farkettiniz mi kendinizi aslında kaybettiğinizi?
o koca kalabalık içerisinde aslında kendinizi
bulamadığınızı..ulaşamadığınızı duygularınıza hiç
hissettiniz mi? hiç acıdı mı canınız kendinizle beraber yokolurken o standart yörüngede..yada başınız döndü mü bunlar kim, ben nerdeyim diye haykırdınız mı yere-göğe-toprağa…
kendi kendinizle başbaşa kalabildiniz mi gecenin en siyah anlarında..
ay ışığında, yağmur altında, çıplak ayakla kumsalda izinizi
bırakabildiniz mi???
düşünün hayatınızı…hadi.
kendinize zaman ayırıp kendinize ait olabildiniz mi???????
yalnızlık korkmak değil..
herşeyinizle yüzleşmektir..
eşleşmektir..
özgürlüktür..
deneyin.. ve kendinizi bırakın o anda.
Hayatın “e” hali
hayatınız seçimlerinizdir..
seçimleriniz ise siz..
nasıl bakıyorsanız o aynaya; o şekilde görünürsünüz hayatta..
ben bakmıyorum uzun süredir aynalara..yansıtmak istemiyorum..
ne kendimi,ne de diğer renklerimi..
saklamak istiyorum herşeyimi..ortalarda olmamak istiyorum..
düşlerimin ortağı olmasın istiyorum..kimse bilmesin istiyorum..
tüm kapıları açmak ve nefes almak istiyorum.
belkide kendimle yapayalnız olmak..
unutmak istemiyorum ama..çünkü bununda bir süresi var..
ve o zaman gelince geçicek biliyorum..acıtsın canımı izin veriyorum..
Acısa da yaşamak ve yaşatmak istiyorum..
bakmak ama görmemek..uzanmak ama dokunmamak istiyorum..
bilmek ama söylememek istiyorum..
belkide daha fazla yazmak istemiyorum………….
MindWaves
In our modern world of hustle and bustle, rushing too and throw. Consumed by the cares of the day, we often loose site of what the true purpose of our life is. The time to contemplate things they way our forefathers did is not always available to us. The demands of the day, our work, family & friend, as well as various distractions we create for ourselves to pacify our desires, all leave us little time to consider the true meaning of our being…
so i believe it is time to think again…
It seems like we have all lost our way and forgotten the purpose and meaning that our life was intended to achieve. Now we purely focus on the material things and how to grain increasing more wealth and products as if these are the only means to satisfy us. The mind has taken control of the body from the spirit and is increasing ignoring the reasoning and requirements of our higher self. We have lost sight of our reason for being. Yet if only we stopped to think for a while we would realize that the only thing you will take with you when you die and leave this earth are your memories…
Our life will spiral and run away, if we don’t take control.When we finally reflect upon our time on earth,only then will we notice that time passed by so quicklyand that we did times bidding rather that the other way around….
İyiyi anlamak
“Değişik çiçeklerden bal toplayan arılar gibi, akıllı adam bütün kutsal kitapların özünü kabul eder ve bütün dinlerdeki iyiyi anlar.” – Srimad Bhagavatam
İyi anlamaya çalışmak, iyiye yönelmek ve onu bulmak için uğraşmak erdemdir. Bunu yaparken her inanca ve düşünceye hoşgörülü ve saygılı olmakta çok önemlidir. Kutsal dinlerin hepsi insanın iyiye yönelmesini ve kötülüklerden uzaklaşmasını emreder. Budhalar “kötüden uzaklaş, iyi olanı yap ve aklını temizle”der. Belki de iyiyi en tepeden görmeye çalışmak yada aramak bir çok aşamayı ortadan kaldırıp doğrudan ilişki sağlayacaktır.
İçinizdeki iyiyi-iyiyle her daim buluşturmak dileğiyle…
Bilgi üzerine
“Gelecek bir yılı planlıyorsan, mısır ek,
Gelecek on yılı planlıyorsan, ağaçlar dik,
Eğer gelecek yaşamı planlıyorsan, insanları eğit.” – Guanzi, (İÖ.645)
“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” – Kuran-ı Kerim
“Bilmediğini bilmek en iyisidir.Bilmeyipte bildiğini sanmak tehlikeli bir hastalıktır.” – Lao Tzu
“Bilgiye sahip oldum mu? Bilmiyorum.” – Konfüçyus
“Birşey bilmediğim dışında başka bir şey bilmiyorum.” – Sokrates
“Ben ne biliyorum?” – Michel de Montaigne
“Evren insan için uyumsuzdur ve bilinemez.” – Albert Camus
“Bilgi güçtür.” – Francis Bacon
“Hala öğreniyorum.” – Michelangelo
“Hiç bir acı cehaletten daha fazla zahmet verici değildir.” – Ali Ibu Abu Talip
Değişimi başarmanın yolu
Doğanın değişmez bir kuralı ya da kanunu vardır: “Değişim…”
Bu evrensel kural “evrimsel değişimi” ifade eder. Devrimsel değişim ise insanoğlunun bilinçli plan ve faaliyetleri sonucunda gerçekleşir.
Bugün çok hızlı değişimlerin yaşandığı bir çağda yaşıyoruz. Teknolojik, ekonomik, siyasal, sosyal, kültürel vb. alanlarda çok önemli değişimlerle karşı karşıya bulunuyoruz.
Böylesine hızlı değişimlerin yaşandığı bir dünyada statükonun ve toplumda geçerli kural ve kurumların değişmeksizin aynı şekilde kalması elbette düşünülemez.
Mevlana Celaleddin Rumi’nin daha 13. yüzyılda söylediği “dünle birlikte gitti cancağızım ne varsa düne ait, şimdi yeni şeyler söylemek lazım.” sözü bu açıdan son derece anlamlıdır.
O halde ne duruyoruz!… Kendimizi, alışkanlıklarımızı, eski değer yargılarımızı ve inançlarımızı neden sorgulamıyoruz?.. Neden hep şikayet ediyoruz… Değişimi istiyoruz, ya da istiyor görünüyoruz, sonra da değişime direniyoruz!… Neden geleneklerin esiri oluyoruz? Neden inandıklarımızı söyleyemiyoruz?
Yoksa değişimin bize sağlayacağı yararlardan endişe mi ediyoruz? Reformun “deform”a dönüşeceğini mi düşünüyoruz…Peki gerçekten DEĞİŞİMİ BAŞARMANIN YOLU NEDİR?
1.vizyon = bilgi
2.misyon = istek ve kararlılık
3.strateji = plan
4.aksiyon= uygulama’dır…
“Dünyayı anlama ve reform isteği ilerlemenin iki büyük motorudur.”
Bertrand Russell